Kabe Resimleri






İbrahim ve İsmail’den sonra birçok değişikliklere maruz kalmıştır. Çeşitli dönemlerde kısmen ya da bütünüyle yeniden inşa edilmiş ve günümüzdeki haline ulaşmıştır. Şu anda Kâbe
Mescid-i Haram ile birlikte toplam 361.000 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır.MESCİD-İ HARÂM
El-Mescidü’l-Haram
Mekke’de Kâbe’nin bulunduğu alandaki camiin adıdır. Hürmet ve saygı gösterilmesi gereken mescit anlamında bu ad verilmiştir. Yeryüzünde inşa edilen ilk mescit ve müslümanların kıblesidir. Buraya Mescid-i Haram denildiği gibi
Harem-i Şerif de denir. Açık bir alan üzerinde bulunan Kâbe
Makam-ı İbrahim ve zemzem kuyusu bu mescidin birer parçasıdır:
Mescid-i Haram’ın
kuzey-batı duvarı 164 m.
güney-doğu duvarı 166 m.
kuzey-doğu duvarı 108 m.
güneybatı duvarı 109 m. dir. Mescid-i Haram’ın bu dört duvarında 19 kapı
çevresinde 92 kubbe ve 7 minare vardır. Hz. Ömer zamanına kadar ihata duvarı yoktu. Ondan sonra duvar örüldü ve tarih boyunca bir takım tamir
yenileme
genişletme çalışmaları yapıldı.
Benu Şeybe kapısının kemeri ile Kâbe arasında küçük kubbeli bir yapı vardır. Kâbe yapılırken Hz. İbrahim’in iskele olarak kullandığı taş buradadır. Taş üzerine çıkan Hz. İbrahim’ın ayak izleri görülmektedir.
Kâbe’nin kuzey-batı duvarının karşısında mermerden yapılmış yarım daire şeklinde bir duvar vardır. Hilâl’i de andıran bu duvarla çevrili alana “el-Hatim” veya “el-Hicr” denmiştir.
Tavafın yerine getirildiği mermer döşemeye “metaf” denilmektedir.
“Metaf”: Tavaf edilen yer
tavaf edilirken dönülen alan demektir (bk. “Metâf” mad.).
Zemzem’in çıktığı yer
Hâceru’l-Esved’in karşısında Kâbe’nin 20 m. kadar doğusundadır. Zemzem
İbranice bir kelime olup
“dur-dur” anlamına gelir.
Mescid-i Haram terkibi Kur’an-ı Kerim’in çeşitli ayetlerinde geçer.
Bazı ayetlerde
müşriklerin
halkın Mescid-i Harama girmesini engellemelerinin büyük günah olduğu belirtilir: Allah yolundan alıkoymak
O’nu inkâr etmek
insanları Mescid-i Haram’dan menetmek ve oranın halkını yerinden çıkarmak
Allah katında daha büyük bir günahtır” (el-Bakara
2/217); “… Sizi
Mescid-i Haram’dan menettiği için bir kavme olan kininiz
sakın sizi
onlara karşı tecavüze sevketmesin” (el-Mâide
5/2).
İslâm’ın ilk yıllarında ibadetlerde kıble Kudüs’teki Mescid-i Aksâ iken
Hicretten sonra onaltıncı ayda
kıble Mekke’deki Mescid-i Haram’a çevrilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de bu değişiklik şöyle açıklanır: “Her nereye çıkıp gidersen git
yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu elbette
Rabbinden gelen bir gerçektir. Allah
yaptıklarınızdan habersiz değildir” (el-Bakara
2/149
kış. 2/150); “Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz. Seni
sevdiğin kıbleye mutlaka çevireceğiz. Hemen yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ey müminler. Siz de nerede olursanız olun
yüzünüzü onun tarafına çevirin” (el-Bakara
2/144).
Diğer yandan saldırı olmadıkça Mescid-i Haram çevresinde savaş yapılması yasaklanmıştır. Mescid-i Haram’ın yanında onlar
sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Eğer orada sizinle savaşırlarsa onları öldürün. İşte kâfirlerin cezası böyledir” (el-Bakara
2/191).
Mescid-i Haram
önceleri Kâbe’nin çevresinde tavaf edenlere ayrılmış bir alandan ibaretti. Asr-ı Saadette ve Ebu Bekir (r.a)’ın halifeliği döneminde mescidin çevresinde duvar yoktu. Etrafı evlerle çevrili idi. Zamanla hacıların kalabalıklaşması ve sıkışıklık meydana gelmesi üzerine kenardaki evler satın alınıp yıktırılmış ve çevresine duvar çekilmiştir. Mescid
Emevîler
Abbasîler
Osmanlılar
Suudlular zamanında çeşitli tamirler görmüş ve değişikliklere uğramıştır. Şimdiki haliyle Kâbe’ye yakın olan kısmın üzeri açık
dış kısımların üzeri kapalıdır. Kapalı bölüm sa’y mahallini de içine alacak şekilde genişletilmiştir (Kamil Miras
Tecrîd-i Sarih Tercemesi
X
57
VI
50).
Mescid-i Haram
yeryüzündeki mescitlerin en faziletlisidir. Burada kılınan bir namaz başka mescitlerde kılınan yüz bin namazdan daha efdaldir. Bir hadis-i şerifte; “Mescidimde kılınan bir namaz
Mescid-i Haram hariç
başka mescidlerde kılınan bin namazdan efdaldir. Mescid-i Haramda kılınan bir namaz da diğer mescidlerde kılınan yüz bin namazdan efdaldir” (İbn Mâce
H. No: 1406) buyrulmuştur. Fazilet bakımından Mescid-i Haram’dan sonra Mescid-i Nebi
ondan sonra da Mescid-i Aksa gelir. Bir başka hadis-i şerifte de şöyle buyurulur: “(Fazla sevab umarak) yalnız şu üç mescide gitmek üzere yolculuk yapılabilir. Mescid-i Haram
Mescid-i Nebi ve Mescid-i Aksâ” (Buhâri
Mescidu
Mekke
1; bk. “Kâbe”
“Mescid-i Aksâ” maddeleri).
Mescid-i Haram (Arapça: المسجد الحرام) Kâbe’nin de içinde bulunduğu alanı çevreleyen büyük mescide Mescid-i Haram denilmektedir. Hürmetli Mescid anlamına gelen bu ifade Kur’an’da 16 ayette yer almaktadır.
1 Yorum var »
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI





Allah razı olsun bize böyle imkan sagladıgınız için. ekibinize iyi çalışmalar